Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
çarpıtmak
  • -i Çarpık duruma getirmek
    "Sağ gözünü şakağa doğru gerip çarpıtarak korkunç bir şekle sokmuştur." - R. N. Güntekin
  • Yanlışa ve kötü duruma götürmek
    "Örnek tutarlı olmazsa kimseyi düzeltemez / Tutarlı olmayan örnek herkesi çarpıtır" - T. Oflazoğlu
  • Gerçek anlamından saptırmak
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
çarpıtmak

Eğmek.

"çarpıtmak" kelimesinin kullanım örnekleri.

Öte yandan Milli Eğitimimizin ve üniversitelerimizin kaderine yön veren yönetim noktalarındaki kibir, onursuzluk, haram ve yağcılık abidesi gibi duran kişilerin, bizim dile getirdiğimiz tavsiyeleri değil söylemek, doğruları çarpıtmak ve gerçekleri gizlemek şeklinde hareket ettiklerini biliyoruz.

Tamamen vatandaşımızın korunmasına dönük olarak yasal prosedürler çerçevesinde yapılan bu çalışmayı da çarpıtmak son maharetleri olmuştur.

Ancak üzülerek görmekteyiz ki kantinci esnafının yanında olması gereken bir kısım esnaf odası yöneticisi, sırf oda yönetim organlarının seçimlerinde karşı listede yer alan üyemizin başına gelen bu talihsiz olayı gerçekleri çarpıtmak suretiyle hem algı yaratma ve kullanma çabası içinde bulunmuş hem de esnaf zihniyetinden ne kadar uzak olduğunu göstermiştir.

Gerçekleri çarpıtmak ve doğruları söylememek Odunpazarı Belediye Başkanlığı makamına yakışmaz.

Ama hırsızlık konusunda itham etmek, gerçekleri çarpıtmak bunların iliğine karar işlemiş.

Bu davayı açmak suretiyle, tabii Muharrem İnce burada nereye varır ben bilemem ama hırsızlık ithamı karşısında iftira etmek, yalan söylemek, gerçekleri çarpıtmak bunların tabii iliğine kadar işlemiş vaziyette.