Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
üstünlük
  • isim Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj
    "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı." - A. Ş. Hisar
İktisat Terimleri Sözlüğü
üstünlük

Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma.

Ayaktopu Terimleri Sözlüğü
üstünlük

Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu.

Tarih Terimleri Sözlüğü
üstünlük

Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik.

"üstünlük" kelimesinin kullanım örnekleri.

Judokalardan son gün tatamiye çıkan 57 kiloda Habibe Afyonlu ve Dilay Tekin, 63 kiloda Ayten Mediha Yeksan, 70 kiloda Merve Topoğlu ve +70 kiloda Mine Kalender bronz madalya mücadelelerinde rakiplerine üstünlük sağlayamadı ve beşincilikte kaldılar.

Çocukluk çağından itibaren var olan aşağılık duygusu sonucu üstünlük çabasına ulaşan bireyler yaşam doyumlarını şekillendirir.

Söylediği pek çok beyit kendisinden önceki şairlerden üstünlük gösterirken, Şeyh Galib ile aynı asırda edebi mahfillerde bulunuşu onun daha az tanınmasına sebep oldu.

Önümüzdeki dönemlerde hani nasıl füzen varsa üstünlüğün var ya, önümüzdeki dönemlerde en büyük üstünlük genç nüfus olacak.

Yerli hidrofon sayesinde deniz kuvvetlerinin düşman unsurlarını çok daha uzun mesafeden tespit edeceğini aktaran Duran, savunma sanayinde dışa bağımlılığın azaltılmasının yanında askeri üstünlük sağlama konusunda da örnek bir çalışmayı tamamladıklarını dile getirdi.

Savunmada, bunun hiçbir adaya üstünlük sağlayacak şekilde dışarıya iletilme ihtimali bulunmadığı, sınav sonuçlarının incelenmesi sonucunda da böyle bir durumun söz konusu olmadığı belirtildi.

Bunun hiçbir adaya üstünlük sağlayacak şekilde dışarıya iletilme ihtimalinin mümkün olmadığı tekrarlanarak, sınav sonuçlarının incelenmesi sonucunda böyle bir durumun da söz konusu olmadığının ortaya çıktığı belirtildi.

Yarınki maçta iki takımdan birisinin kazanması halinde 3 puanın yanı sıra istatistiki üstünlük de sağlamış olacak.

Evrensel değerleri, kadının insan haklarını hiçe sayarak, sadece siyasi üstünlük ve hamle kazanmak adına şiddeti meşru gören bu izansızlık hali, toplumsal şiddeti ve kutuplaşmayı körüklemektedir.

Evrensel değerleri, kadının insan haklarını hiçe sayarak sadece siyasi üstünlük ve hamle kazanmak adına şiddeti meşru gören bu izansızlık hali toplumsal şiddeti ve kutuplaşmayı körüklemektedir.

Evrensel değerleri, kadının insan haklarını hiçe sayarak, sadece siyasi üstünlük ve hamle kazanmak adına şiddeti meşru gören izansızlık hali toplumsal şiddeti ve kutuplaşmayı körüklemektir.

Evrensel değerleri, adabı muaşereti ve ahlak kurallarımızı hiçe sayarak siyasi üstünlük ve hamle yapmak adına başta psikolojik şiddet olmak üzere her türlü şiddeti ve linç kültürünü meşru görerek ulaşılan bu izansızlık hali, toplumsal şiddeti ve kutuplaşmayı körüklemektedir.

MILMAST, patentli kilitleme sistemiyle rakiplerine kıyasla teknik üstünlük sağlıyor.

Petrol, doğalgazımız yok ama mukayeseli üstünlük insandır, genç beyinlerdir.

Mırıltı halinde yollara dökülen bu küçük faşistleri üstünlük yalanlarıyla beslerseniz onlar artık semiz faşistlere dönüşür.