Vikipedi
Perispri, klasik ruhçuluk anlayışına göre, ruh ve beden bağlantısını sağlayan yarı maddî, akışkan bir bağdır; ruhun normal koşullarda göremediğimiz esîrî bedenidir. Madde-dışı bir varlık olan ruh madde evreninde icraatte bulunabilmek için doğal olarak bir araca gereksinim duyar ki, bu araca perispri adı verilir. Bu, ruhun bir bakıma mantosu, örtüsü ve dışa ait, maddi uygulama aracıdır. Fiziksel beden, perispri kalıbı üzerine kuruludur; insan bedeninin ruhtan beslenmesini sağlayan ve insan bedenini ayakta tutan perispridir. Ölümden sonra yok olmaz, ruha bağlı kalmaya devam eder. Perispriyi teozoflar astral, mantal, kozal bedenler şeklinde kısımlara ayırırlar.
Akışkanlar, (fluid, fluide) Metapsişik terminolojide katı, sıvı ve gaz hallerindeki maddelere oranla yoğunlukları daha az, vibrasyonel hız düzeyleri daha yüksek, akıcı bir özelliğe sahip oldukları kabul edilen maddelere verilen addır.
Bu maddelerin içeriği, esîr gibi, laboratuvar koşullarında henüz tam anlamıyla anlaşılamamış durumdadır. Isı, ışık, manyetizm ve elektrik olaylarını bazı fizikçiler etkileyen ve etkilenen maddeler arasında aracılık yaptıkları varsayılan, sıkıştırılamaz ve tartılamaz oldukları ileri sürülen, akışkan adı verilen bu etkenlerle açıklamaya çalışmışlardır.
Balrog, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde, ateş ve gölgeden yaratılmış iblisdir. "Güçlü Şeytan" demektir.
Yüksek elf dilinde "Valaraukar" olarak adlandırılırlar fakat Orta Dünyada Balrog adıyla bilinirler. Maia ırkındandırlar ve ömürleri sonsuzdur. Arda'nın birinci çağında Melkor tarafından baştan çıkarılıp onunla beraber kuzeydeki istihkamı Utumno'da yaşadılar. Birinci Çağ'da ve sonrasında balroglar, ejderhalardan daha çok korkulan kötü yaratıklardı. Melkor'un tüm yaratıkları arasında yalnızca Ejderhalar Balroglar'in gücüne yaklaşabilselerde Balroglar gibi Maiar değillerdir, Ejderhalar Melkor tarafından oluşturulmuşlardır. İri, güçlü ve insansı şeytan olan Balrogların, akan ateşten yeleleri ve alev kusan burunları vardı. Kara gölgelerden bulutlar içinde hareket ediyormuş gibi görünürlerdi. Balrogların en önemli silahı, çok dilli ateş kırbacıdır; ayrıca bir ağ, bir balta ve bir de alevli kılıç taşımalarına rağmen, düşmanlarını en çok korkutan bu ateş kırbacıdır. Bu korkutucu silah Ungoliant'ın valar tarafından bile yok edilemeyen büyük kötülüğünü Melkor'un ülkesinden sürülebilmiştir. Balrog ırkının en ünlü üyesi Balrogların Efendisi ve Angband'ın Yüksek Komutanı Gothmog'dur. Beleriand Savaşları'nda üç yüksek elf lordu, kırbacı ve kara baltası önünde yenik düşerek ölmüştür. Melkor'un güçlendiği her dönemde ve her savaşında en önde savaşan Balroglardır. Bu nedenle, Öfke Savaşının sonundaki soykırımla Melkor'un hükümdarlığı sonsuza dek bitirildiğinde, Balroglar da ırk olarak neredeyse tamamen yok edilmiştir.
Balroglardan geriye kaldığı bilinen tek fert, Dumanlı Dağlar'ın derinliklerinde kapalı kalmıştı. Khazad-dûm Cüceleri, VI. Durin zamanında mithril madenini daha derinlerden çıkarma arzusuyla dağı oyarken, en sonunda kendileri tarafından yapılmamış çok eski bir dönemden kalma bir mahzene ulaştılar. Mahzende binyıllardır saklanan balrog uyandı ve VI. Durin'i öldürdü. O tarihten sonra Durin'in Felaketi olarak anılan balrog, Khazad-dûm krallığındaki bütün cüceleri ya katletti ya da kaçmak zorunda bıraktı. Balin komutasındaki bir cüce birliği yıllar sonra Khazad-dûm'a geri dönüp Balrog'la mücadele ettiler ancak Durin'in Felaketi ve mağara-şehirde yaşayan orklarla troller bu cüce birliğini de katletti. Üçüncü Çağ'ın sonunu getirecek olan Yüzük Savaşı döneminde Gandalf önderliğindeki Yüzük Kardeşliği kafilesi Moria'dan geçerken Gandalf, burada Balrog'la karşılaştı. Gandalf, Durin'in Felaketi'ni öldürdü ve Durin'in Felaketi de Gandalf'a yaptığı ölümcül darbelerle Gandalf'ı bîtab düşürdü, Gandalf da öldü. Gandalf'ın rûhu, Eru Ilúvatar tarafından -görevini tamamlaması amacıyla- bedenine geri döndürüldü. Gandalf, balrog öldürebilmiş üç kişiden biri olarak Orta Dünya tarihinde özel bir yer edindi.(diğerleri de elf beyleri Ecthellion ve Glorfindel'dir.)