Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
dağıtmak
  • -i Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
    "Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı." - Y. K. Beyatlı
  • -i, nsz Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek
    "Cebinden cüzdanını çıkarıp çocukları için harçlık dağıttı." - L. Tekin
  • Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek
    "Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu." - R. H. Karay
  • Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak
    "Odayı dağıtmak. Kâğıtları dağıtmak."
  • nsz İletmek, ulaştırmak
  • Yenilgiye uğratmak
  • Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek
    "Kooperatifi dağıttılar."
  • Kurulu bir düzeni bozmak
  • Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek
  • 10. nsz Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek
  • 11. nsz Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
dağıtmak

< ET tağ: dağıtmak || dağatmak || dağutmak

"dağıtmak" kelimesinin kullanım örnekleri.

Yüzbaşı Sermed Hüseyin, güvenlik güçlerinin Basra'nın kuzeyindeki Bahla bölgesinde istihdam ve elektrik hizmetinin iyileştirilmesi talebiyle gösteri düzenleyen grubu dağıtmak için kalabalığa ateş açtığını söyledi.

Vatanımızı paylaşmak, tarihsel çıkarlarımızı paylamak, varlığımızı dağıtmak için durmadan oyunlar oynandı, aslan kediye boğdurulmak istendi.

İdrarı incelemeye yarayan daldırma çubuklarını böbrek hastalığı olan ailelere dağıtmak istiyoruz.

Senin yapman gereken, denkleştirici adalet değil, dağıtıcı adaleti uygulayarak yayını hangi takım taraftarı hangi oranda seyrediyorsa ya da dekoderi hangi takım taraftarı hangi oranda alıyorsa, sen de gelirleri buna göre dağıtmak zorundasın.

Hayvanlar kesildikten sonra etleri doğramak ve dağıtmak için kullanılan doğrama bıçakları şu anda fazla sattığımız ürünler.

Amacımız bir miktarını kendi ihtiyacımıza eğlemek bir miktarını da kışın ihtiyacı olacak hayvanlara dağıtmak için böyle bir işleme giriştik.

Transferde hızlanacağız ama bu hızlanmak demek futbolcuya, önüne gelene dağıtmak demek değil.

Dahası içimizde, kalbimize saplanan ikircilik ve ayrılık tohumlarını dağıtmak için yüzlerce şehit veriyoruz.

Gerçekleştirilen eğitimle toplumsal olarak yaşanan travmatik olaylar karşısında sağlam bir zemin oluşturmayı hedeflediklerini belirten TPD Eskişehir Şubesi yöneticileri, travmanın yarattığı kaotik atmosferi en etkili şekilde dağıtmak ve insanları yaşanan zor olaylar karşısında yeniden birbirine kenetlemek için travma çalışmalarına devam edeceklerini kaydetti.

Kurbanı sadece kurban eti olarak değerlendirilmemesini sayısız kez vurgulayan Soykök kurban payı dağıtmak için giden her ülkede her coğrafyada her dolayısıyla her insanla bir gönül köprüsü kurulduğunun altını çizdi.

Fakirlere dağıtmak için zekat olarak ayırdığı buğdayı çuvallamak için ambara gelen Şahin, hırsızlığı fark edince durumu polise bildirdi.