Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
dalak
  • isim, anatomi Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ
  • hayvan bilimi Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ
  • Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri
  • Bal peteği
Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü
dalak

anat.

  1. Karın boşluğunun sol tarafında yer alan, kan depolayan, gerektiğinde depoladığı kanı dolaşıma veren, hayvan türlerine göre farklı biçimlerde olan organ, lien.

  2. hlk. şarbon.

Biyoloji Terimleri Sözlüğü
dalak

Omurgalı hayvanlarda, lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid organlardan biri.

Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü
dalak

Omurgalı hayvanlarda lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid organlardan biri.

Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu
dalak

(biyoloji, zooloji)

Zanaat Terimleri Sözlüğü
dalak

Halı kenarlarındaki motifler. (Yeşilova *Aksaray -Niğde)

Zooloji Terimleri Sözlüğü
dalak

Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları bol olan bir organ; burada lenfositler meydana gelir, alyuvarlar parçalanır.

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
dalak
  1. Bozulmamış bal peteği, kovanın yanlarındaki küçük beyaz bal peteği.

  2. Doğranmamış peynir parçası, tekerlek biçimindeki kaşar peyniri.

Vikipedi
Dalak

Dalak, karnın sol tarafında, mide ile diyafram arasında yer alan, süngerimsi yapıda, damarsal lenfoid organdır.

Ömrünü doldurmuş kırmızı kan hücrelerini ortadan kaldırarak, içlerindeki demiri yeniden kullanıma verir. Görevlerinin birçoğunu, aslında başka organlar da görmektedir.

Eskiden, dalağın melankolinin kaynağı olduğuna inanılırdı.

"dalak" kelimesinin kullanım örnekleri.

Özlü, amalgam dolgunun içindeki başta cıva, gümüş ve platinin yaklaşık 5 yıl sonra açığa çıktığını belirterek, “Özellikle cıvanın organlarda birikmesi, karaciğer, dalak, kalp ve böbrek yetmezliklerine yol açabiliyor” dedi.

İlhan Gölbaşı, aort damar hastalıklarının tüm damarlarda meydana gelebilmekle birlikte en sık aorta (vücudu besleyen ana atardamar) beyin damarlarında, diz atardamarında, barsak ve dalak damarlarında görülebildiğini ifade etti.

Zira sakatatlar, böbrek, dalak, karaciğer, bumbar gibi et ürünlerinde kolesterol içeriği çok yüksektir, bu yiyeceklerden kalp hastaları, inme geçirenler ve LDL kolesterolü yüksek olanların yememeleri önerilir.

Kapari bitkisinin MS hastalığı başta olmak üzere, kabızlık, idrar sorunları, cinsel gücü artırma, balgam söktürücü, solucan düşürücü, ağrı kesici, romatizma, felç, iskorbüt hastalığı, kan bozuklukları, gut hastalığı, hemoroit, kalça rahatsızlıkları, dalak büyümesi, adet düzenleyici, diş ağrıları ve karaciğer fonksiyonlarını düzenleyici faydaları olduğu biliniyor.

Hayvanlarda ise vücut sıcaklığı yükselir, dalak şişer, kan, katran gibi koyu renk alır ve pıhtılaşmaz.

Malign lenfoid hücreler de normal lenfositler gibi lenf düğümü, dalak, kemik iliği, kan ve diğer organlarda çoğalır.

Malign Lenfoid hücreler de normal lenfositler gibi lenf düğümü, dalak, kemik iliği, kan ve diğer organlarda çoğalır.

Hastalık etkeni 25 yıl sonra Bruce tarafından 'Malta Humması' nedeniyle ölen hastaların dalak pulpasından izole edilmiş ve Micrococcus melitensis olarak isimlendirilmiştir.

Vasıf Akın Uysal Hastalığın tanı ve ayırıcı tanısında, çevresel kandaki sitopeni, bisitopeni ya da pansitopeni sıklıkla myelodisplastik değişikler içeren, hücrelerden zengin , daha seyrek olarak da hücrelerden fakir kemik iliği bulguları, bazı alt gruplarda dalak büyüklüğünün varlığı, mutasyonlar, sitogenetik anomalilerin yardımcı olduğunu da belirtti.