Vikipedi
Filosemitizm (Judeofilya veya Yahudi hayranlığı), genellikle Yahudi olmayan kişilerce, Yahudiliğe ve Yahudilere karşı duyulan sevgi, takdir ve ilgidir. Ayrıca, Yahudi cemaatinde Yahudi kültürüne ve Yahudi olan her şeye olan sevgidir. Bu konsept yeni olmamasına rağmen (örneğin, Friedrich Nietzsche kendisini "anti- antisemit" olarak tanımlarThe encyclopedia of Christianity, Volume 4 By Erwin Fahlbusch, Geoffrey William Bromiley), yakın zamanda bu fenomen yükselişe geçmiştir. Diğer birçok şeyin yanı sıra Yahudi kültürüne ve tarihine, ayrıca üniversitelerde Yahudilikle ilgili derslere (Yahudiliğin yanında İbranice veya diğer Musevi dilleri dersleri de dahildir) katılanlarla karakterize edilir. Filosemit veya Judeofil yukarıda adı geçen konularla ilgilenenlere veya bu konuları uygulayanlara denir.
Filosemitizm, bir seri kitaba ve gazete makalelerine konu olmuştur. Yahudi cemaatinden filosemitizme farklı tepkiler gelmiştir. Bazılarınca, liberal Yahudi basımlarında aktarıldığına göre, Filosemitizm Yahudilerin kimliklerini tekrar gözden geçirmeleri için itici bir güç olduğundan sıcak bakılmıştır.http://www.forward.com The Forward(Editorial, 10 November 2000) Başkaları ise Filosemitizmi, Yahudileri özel bir konuma soktuğunu hissettiği için kabul etmez. Bu, Siyonizm'in amacı olan, Yahudiliği "ulusların içinde bir ulus" yapma geleneğiyle çelişir.
Filosemitizm, kendine has bir fenomen değildir. Yabancı kültür hayranlığı olan Allofilya'nın bir alt koludur. Harvard'da uzman ve tartışma yaratan Hitler's Willing Executioners ("Hitlerin Gizli Cellatları") kitabının yazarı Daniel Goldhagen, filosemitizmin gizli antisemitizm olduğunu savunur. Rakibi Norman Finkelstein da ona katılmaktadır. Bu teze göre, Yahudi düşmanları Yahudiler hakkında konuşmak istemektedir fakat antisemitizm toplumsal normlara aykırı olmaya başladığı için bunun yerine Yahudiler hakkında abartılı olumlu şeyler söylemektedirler.
Terminolojiye göre, Uluslararası Dürüstler de filosemit olarak kabul edilir.
"filosemitizm" kelimesinin kullanım örnekleri.
Sanılanın aksine, yoksulun, mazlum un hakkını korumak için devlete abanmak ve devleti ekonominin merkezi haline getirmek çok temel bir yanlıştır.
Normal kişilerin aksine, yatar pozisyonda abdominal yani karın organlarının toraksa doğru yer değiştirmesi, akciğer hacimlerinde daha da azalmaya yol açacağından bazı hastalarda ileri derecede solunum bozukluğu görülebilir.
Tanrı’nın var olmadığını mutlak biçimde savunan ateizmin aksine agnostik görüş Tanrı’nın varlığının bilinemeyeceğini öne sürer.
Yani bilinenin aksine karbonhidrat yeterli miktarda alındığında kilo aldırmaz aksine; vücudun dengeli ve sağlıklı biçimde çalışmasını sağlar.
Bu yöntemlerden vazgeçirmek için ona kötü davranmanın aksine, geleceğe yönelik hayaller kurmasını ve neler yaşayabileceğini algılatmak gerekir.
Robot kuşların, sabit ya da hareketli kanatlara sahip insansız hava araçlarının aksine yükselmek, alçalmak ve dönüş yapmak için kanat çırpış hareketini taklit ettiği ve çok az ses çıkardığı bildirildi.
Çocuklar alışılmış eğitim uygulamalarının aksine oynayarak, eğlenerek, dokunarak, eğitimlere aktif olarak katıarak çeşitli kazanımlar elde ediyor.
Kiliseyle ilgili yürütülen çalışmalarda, kilisenin doğu tarafında doğul kaya oyularak oluşturulmuş ancak zamanla içerisi toprakla dolu olan, hem halk tarafından hem de yazılı kaynaklarda kiliseye bağlı vaftiz çukuru yada kar çukuru olarak bahsedilen alanlarla ilgili de şu ana kadarki bilinenin aksine yeni bilgilere ulaştıklarını ifade eden Bedir, "Bu çukurların kaynaklarda bahsedildiği gibi bir vaftiz çukuru veya kar çukuru olmadığı, çukurların üzerinde bulunduğu kayalık alanla birlikte düşünüldüğünde Demir Çağı Dönemi'nde dini amaçlı kullanılmış kutsal bir alan (açık hava tapınma alanı) olabileceğini değerlendirdik.
Eğitim-Bir-Sen Silopi İlçe Başkanı Bilal Aksoy, yaptığı açıklamada, amaçlarının öğretmenler arasında kaynaşma ve motivasyon sağlamak olduğunu belirterek, "Eğitim-Bir-Sen camiası olarak öğretmenlerimize Silopi'nin terör merkezi olmadığını, aksine yaşanılabilir güzel memleket olduğunu öğretmeyi amaçlamak adına bu tür sosyal faaliyetler yapıyoruz.
Amalgam dolgunun aksine zehirli madde içermeyen ışınlı dolgu, öte yandan estetik olmaları yönüyle de avantaj sağlıyor” diye konuştu.
Portekizli yıldızın, kulüpte yaşanan mali sıkıntılar karşısında birçok futbolcunun aksine çok anlayışlı bir tavır sergilediği ve bu tutumuyla yöneticilerin büyük takdirini kazandığı belirlendi.
Hakkari yöresinde katkısız ve saf çiçek tozunda alınan karakovan balının üstün özelliklere sahip olup diğer besinlerde olduğu gibi insan bünyesinde rahatsız edici hiçbir özellik taşımayıp aksine antiseptik etkisi ve antioksin özelliği bulunduğunu belirten arı yetiştiricileri, karakovan balının mide, kalp, karaciğer, şeker hastalığı, kemik hastalıkları ve hatta kanseri iyi edici özellikler taşıdığını iddia ettiler.
Yaygın kanının aksine sadece kilolu kişilerde değil zayıflarda da uyku apne sendromunun görüldüğünü belirten Nöroloji Uzmanı Prof.
Brezilya’daki diğer yerlerin aksine buradaki aristokrasi sol fikirlidir.
Gribal enfeksiyonların bilinenin aksine sıcak ve soğuk fark etmeksizin her zaman var olduğunu söyleyen Aykanat, kış aylarında bu gibi hastalıkların artma sebebinin kapalı alanlarda geçirilen zamanın artması olduğunu söyledi.