Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
köktenci
  • sıfat Köktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı olan, radikal

"köktenci" kelimesinin kullanım örnekleri.

Aksi takdirde salt bu iki anlaşma üzerinden yapılacak revizyonist çalışmalar ve köktenci yaklaşımların indirgemeci bir bakış açısıyla ele alınmasına ve amaca müteallik bir sonucun çıkmasına engel olabileceği değerlendirilmektedir.

Ülkemizde ve dış ülkelerde göç eden insanların bir bölümü çoğunlukla din, mezhep, tarikat, aşırı milliyetçilik ya da etnik köken yanlısı köktenci partilerin, yasal ya da yasadışı örgütlerin etkisi altında olan alt kültürlere katılmakta, partiler yasal ya da yasa dışı örgütler tarafından, saldırgan davranışların ve şiddet eylemlerinin militanı olarak kullanılmaktadır.

Kasım ayında kurulan merkezin resmi adı Suriye Köktenci İdeolojiyle Mücadele Merkezi.

İnternet üzerinde propaganda ve militan toplamanın üzerinde durulsa da köktenci şebekelerin asıl gücü halen çatışma bölgeleri ve Batılı şehirlerdeki toplumsal bağlara dayanıyor.

Nablus kentinde köktenci Yahudilerin Filistinli ailenin evini ateşe vermesi sonucunda ağır yaralanan bebeğin annesi Riham ve 4 yaşındaki ağabeyi Ahmed Devabişe ise hastanede yaşam mücadelesi veriyor.

Bununla birlikte bütün insanlık onurunu ciddi derecede aşağılayan ve amacı için dini araç olarak kullanan her çeşit köktenci yönelim ve terörizm bertaraf edilir.

Köktenci gruplarla savaşırken uluslararası ya da bölgesel güçleri dengeleme arayışına girişemezsiniz.

BAAS İMZASI IŞİD çoğu Avrupa kökenli Müslüman gençlerden oluşan birkaç yüz, hadi bilemedin bin köktenci militanla ortaya çıktı.

Mezheplerin ürettiği ama derinde asıl oyun kurucunun devletler olduğu şiddete dayalı köktenci örgütler, toplumun tamamındaki psikolojinin karşılığı değildir.