Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
kıvranmak
  • nsz Ağrı, sancı gibi bedensel veya korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle vücut eğilip bükülmek
    "Hasta, yorganın altında biraz kıvranarak devam etti." - P. Safa
  • Acı çekmek, üzülmek
    "Yıllardan beri düşmanların eline düşmüş olan bu kıymetli vatanın sönmez matemlerini tutar, elemler içinde kıvranmaktan acı bir haz duyarım." - Ö. Seyfettin
  • Bir şeye çok gereksinim duymak
    "Su, su diye kıvrandı."
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kıvranmak
  1. Bir şeyin çevresinde dönmek.

  2. Bir şeyi ele geçirmek için uğraşmak : Ahmet şu tarlayı almak için kıvranıp duruyor.

"kıvranmak" kelimesinin kullanım örnekleri.

Öyle ya, iki dakika soluk soluğa kalıp, bir adım daha atamayacak hale gelip ele güne rezil olmak ya da ertesi gün kas ağrıları içinde kıvranmak da var işin ucunda.

Ne özel sektörümüz ne de bankalarımız döviz riski nedeniyle kıvranmak durumuna düşerdi.

Ben tekdüze kalıpların, şekilciliğin, biçimciliğin, bize dayatılan bir hayat şeklinin içinde kıvranmak istemiyorum.