Güncel Türkçe Sözlük
kör
-
sıfat Görme engelli
"Körü körüne duygululuk sanatçıyı da körün değneğiyle yolunu araması gibi zavallı duruma düşürür." - N. Cumalı
- Keskinliği yeterli olmayan
"Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu." - İ. H. Baltacıoğlu
- Az aydınlık veren
"Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu." - M. Yesari
- Kötü
"Vakıa bu kör siyaset yüzünden Türklük Rumeli'den çıktı." - Y. K. Beyatlı
- Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan
"Kör sokak." - Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan
- Duyarlığını yitirmiş
"Muhitimiz bize karşı her an kör, sağır ve şuursuzdur." - A. Ş. Hisar
kavilik
-
isim Kavi olma durumu