Kelime tanımını bul

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
tabağa

< Ar. tabaka: tabaka

"tabağa" kelimesinin kullanım örnekleri.

Deney için bir tabağa süt koydum, farklı renkteki sıvı gıda boyalarını damlalık yardımıyla tabağın köşelerine damlattım.

Marifetli ellerinde çamuru şekillendirerek istedikleri objeyi tasarlayan kursiyer kadınlar fincandan tabağa, biblodan kalemliğe kadar birçok eseri üretiyorlar.

Nemlenme telefonun içindeyse cihazı tekrar pirinç dolu tabağa koyup bir gün daha bekleyin.

Sümelek yemeğini alan kişi, yemeği getireni boş göndermiyor ve boşalttığı tabağa şeker, tatlı evinde ne varsa koyarak gönderiyor.

Bir arkadaşım tabağa kendisini ve Disney karakterlerinden çok hoşlandığını, onları çizmemi istediğini söyledi.

Ona, Barış ağabeyinden topu aldığında tabağa doğru at, ben gol atacağım dedim.

Kalan roka yapraklarını tabağa dizip, bir kenara ayırdığınız kalan sığır filetoları üzerine kapatın.

Susamı ayrı düz bir tabağa, çörek otunu ayrı düz bir tabağa koyup yayalım.