Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
takılmak
  • nsz Takma işi yapılmak
    "O gece üst katla bizim odayı birleştiren merdivenin üstüne koca kapak takıldı." - A. Kutlu
  • -e Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak
    "Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı." - O. C. Kaygılı
  • -e Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek
    "İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu." - H. Taner
  • -e Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak
    "Yolda bir arkadaşına takıldı."
  • -e Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
    "Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum." - N. Meriç
  • -e Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
    "İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır." - H. Taner
  • -e Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak
  • -e Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek
  • -e Birinin sürekli peşinden gitmek
Tiyatro Terimleri Sözlüğü
takılmak
  1. Sataşmak, söz atmak.

  2. Rolünü şaşırmak, duraksamak, unutmak.

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü
takılmak

(Argo)

  1. Rolünü şaşırmak, unutmak.

  2. Sataşmak, söz atmak.

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
takılmak
  1. Şaka yapmak, alay ederek eğlenmek.

  2. Arkasından gitmek, peşine düşmek.

"takılmak" kelimesinin kullanım örnekleri.

Kararı duyan TGB'liler adliye önüne gelerek beklemeye başladı ancak Akarsu ile Kızılırmak polis tarafından arka kapıdan çıkarılarak elektronik kelepçi takılmak üzere Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne götürüldü.

Tarsus Hayvanat Bahçesi Veterineri Fırat Kabayel, kuşlara yapılan muamelenin çok vicdansızca olduğunu belirterek, hayvanların kendilerine getirildiğinde kerkenek kuşunun gözlerinin dikilmiş olduğunu, güvercinin ise gözüne bant takılmak suretiyle ölüme terk edildiğini aktardı.

Kar ataşmanları, traktörün arkasına basitçe takılmak suretiyle tıpkı bir kürek, sürge gibi arla mücadelede kullanılabilecek.

Öğrenciler, çalışmasını tamamlayarak Özhan'a takılmak üzere protez eli Gaziantep'e gönderdi.

Aslında programcılık dediğimiz şey, detaylara takılmak ve programlama yapmak.

Akdeniz, amaçlarının engellere takılmak değil, engelleri aşmak olduğunu belirterek, bunun için sabır, cesaret ve azmin olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Varank, yeni nesil motorun firma bünyesinde Avrupa'daki tek üreticisinin Türkiye olacağına dikkati çekerek, söz konusu motorların hibrit araçlara takılmak üzere ihraç edileceğini bildirdi.

Yoğun kar yağışı esnasında herhangi bir olumsuzluğun oluşması ihtimaline karşı mahalleye dönüşen 45 köyümüze traktörlere takılmak üzere kar bıçakları verdik.

Trafiğe takılmak istemeyen bazı sürücüler ise çözümü geri geri giderek yan yola girmekte buldu.

Kendisini Okul Müdürü olarak tanıtıp olayı yatıştırma yönündeki çabasına rağmen, söyledikleri dikkate alınmayıp orada bulunan veli, öğretmen ve öğrencilerin gözleri önünde kelepçe takılmak istenmiş sonrasında darp edilmiştir.

Yapılan aramalarda kullanıma hazır 60 şişe viski ve rakı, 800 adet içki şişelerine takılmak üzere kullanılan kapak ile hologram ve şişelenmek üzere bekletilen 120 litre sahte içki ele geçirildi.