Güncel Türkçe Sözlük
-
isim, anatomi İnsan vücudunda omuz başından parmak
uçlarına kadar uzanan bölüm
- Giyside vücudun bu bölümünü saran parça
"Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu." - O. C. Kaygılı
- Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal
parça
-
anatomi Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst
bölümü
-
bitki bilimi Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın
dal
-
müzik Bazı çalgıların elle tutulan sap
bölümü
- Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan
parça
- Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal (I), kısım,
şube, branş
"Türk Dil Kurumunun bilim ve uygulama kolları." -
tarih Karakol
"Lakin böyle kardan yolların örtüldüğü bu gecede, koldan korku yoktu. Rahatça eğlenebilirlerdi." - R. H. Karay
- 10. İş takımı, ekip, grup
"Öteki koldaki iki hamlacıdan birisi acınacak bir zayıflıktaydı." - S. F. Abasıyanık
- 11. askerlik Kanat
"Sağ kol. Sol kol." - 12. Dizi, düzen
"Yürüyüş kolu." - 13. denizcilik Bir halat oluşturan bükülmüş lif
demetlerinden her biri
-
-i Yazma ihtimali veya imkânı bulunmak
"Kendine güvenini tam bulduğu, oyununu yazabileceğine inandığı gün oturacaktı masanın başına." - N. Cumalı
- Yazma becerisi bulunmak
- Yazma gücü bulunmak
"yazabilmek" kelimesinin kullanım örnekleri.
Gözlem yapmak bir şeyler yazabilmek için bir şeylerle dolman gerekiyor.
Tarihi yazabilmek adına, yenilmek ile bütünüyle kaybetmenin aynı şey olmadığını kavrayarak ayağa kalkabilmek.
Bu büyümeyi istikrarlı bir şekilde sürdürebilmek ve 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yeni başarı hikayeleri yazabilmek adına hepimize önemli görevler düşmekte.
Algoritmayı yazabilmek de bütün sebep sonuç ilişkilerini görebilmekle mümkün.
Şöyle söylemek gerekirse bir satır yazabilmek için bir satır okumalısınız.
Soru sorma yeteneği ve sorgulama tamamen yaratıcılık ile ilgili bir konudur ve orijinal makale yazabilmek için en gerekli olan yetenektir.
Görünmez mürekkeple yazabilmek için kulak çubuğundaki pamuğun sıvıyı iyice emdiğinden emin olmak gerekmektedir.