Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
zorlaştırmak
  • -i Zor duruma getirmek, güçleştirmek

"zorlaştırmak" kelimesinin kullanım örnekleri.

Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ, Vodafone Telekomünikasyon AŞ ve TT Mobil İletişim Hizmetleri AŞ'nin toplu kısa mesaj ihalelerinde kısa mesaj sonlandırma ücretlerinin altında teklifler vererek, rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle rekabeti ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik yürütülen soruşturma karara bağlandı.

Çünkü orada kardeşlerimiz var ve şu anda zor şartlarda yaşamalarına rağmen daha da zorlaştırmak için çabalıyorlar.

Belediyelerin işi vatandaşın hayatını zorlaştırmak mı, yoksa kolaylaştırmak mı?

Mesela bir ülkeden gelen malı coğrafi olarak en uzak gümrük kapısına yönlendirip, ithalatçıya hayatı zorlaştırmak da aynı tür bir adım değil mi?

Böylesi sınavlarda motive edici kolay soruların fazla, seçici soruların az olması gerekirdi ama toplam soru sayısı azaltıldığı için, görünen o ki, aynı puanda yığılmayı önlemenin yolu, Sayısal testleri olabildiğince zorlaştırmak olmuş!

Engelli olmak sizlerin tercihi değil ancak bizim görevimiz sizlerin hayatını zorlaştırmak değil kolaylaştırmaktır.