Kelime tanımını bul

Güncel Türkçe Sözlük
daracık
  • sıfat Çok dar
    "Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu." - T. Buğra
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
daracık
  1. Dar sokak.

  2. İki duvar arası: Daracıkta dede gördüm.

"daracık" kelimesinin kullanım örnekleri.

Yürünecek daracık sokaklar, geçmişten gelen cumbalı evler, bahçeler dinlerken dahi insan heyecanlanıyor.

Onlarca araç ve otobüs daracık sokakta ilerleyemezken, vatandaşlar bu otobüslerden inip sokağa döküldü.

Bir takım yüksek binalar, beton yığınları, daracık sokaklar, daracık şehirler olmaktan kurtarmalıyız.

Geldiğim gibi 'Anılarımı yaşadığım, daracık küçelerini gezmeyi özlediğim Sur' diye not yazdım.

Bir süre etrafta dolaşan 3 çocuktan biri restoranın arka kısmına giderek daracık olan mutfak penceresinden içeri giriyor.

Şahsın sorgudaki ifadesi doğrultusunda Daracık Mahallesinde faaliyet gösteren yabancı uyruklu N.

Marathonas Bulvarı'nı kapattılar ve herkesi Mati'nin daracık sokaklarına yönlendirdiler.

Köyümüz sokakları malum biraz dar, nasıl olacak diye düşünüyorduk ancak belediye personeli bu daracık sokaklara el ile asfalt seriyor.

İki uçurumu birbirine bağlayan daracık köprüde karşılaşan ve birbirlerine yol vermeyen, masallara konu alan iki inatçı keçi bu sefer de dağda karşılaştı.

Cezaevinde 30 kişi konulan daracık koğuşlarda kaldıklarını, düzenli olarak sistematik işkenceye uğradıklarını anlatan Rima A, kadınların büyük bölümünün cezaevinde tecavüze uğradığını, bazı kadınların ise bu nedenle hamile kalarak doğum yaptığını söyledi.